Kompresör seçiminde en sık yapılan hata, kararı yalnızca beygir gücüne ve satın alma fiyatına bakarak vermektir. Oysa bir kompresörün ömrü boyunca ödediğiniz bedelin büyük bölümü satın alma değil, elektrik ve bakım maliyetidir.
Doğru seçim üç sorunun cevabıyla başlar: Ne kadar hava (debi) gerekiyor? Hangi basınçta? Ve kompresör günün ne kadarında çalışacak?
Pistonlu kompresörler, havayı kesintili olarak sıkıştırır ve çalışma-dinlenme döngüsüne ihtiyaç duyar. Kullanım oranının düşük olduğu yerlerde ekonomik ve mantıklı bir çözümdür.
Vidalı kompresörler sürekli çalışmak için tasarlanmıştır; uzun vardiyalarda hem daha sessiz hem de birim hava başına daha verimlidir.
Hattaki tüm pnömatik ekipmanların hava tüketimini toplayın, eş zamanlı çalışma oranını dikkate alın ve bulduğunuz değere %20-30 büyüme payı ekleyin. Basınç tarafında ise en yüksek basınç isteyen ekipmanı esas alın; gereğinden yüksek basınç seçmek boşa enerji harcamak demektir.
Unutmayın: çalışma basıncını 1 bar düşürmek, enerji tüketiminde yaklaşık %6-7 tasarruf sağlar. Tek bir makine için tüm hattı yüksek basınçta çalıştırmak yerine, o makineye yerel bir çözüm üretmek çoğu zaman daha ekonomiktir.
Doğru boyutlandırılmış bir hava tankı, kompresörün gereksiz yere sık devreye girmesini önler ve ömrünü uzatır. Hattaki nem ise ayrı bir konudur: kurutucusuz bir sistemde boru, valf ve ekipmanlar korozyona uğrar. İşletmenizin hava kalitesi ihtiyacına uygun kurutucu ve filtre seçimi için kurutucu servisi sayfamıza bakabilirsiniz.
Hangi tip ve kapasitenin işletmenize uygun olduğundan emin değilseniz, tesisinizde ölçüm yaparak size uygun çözümü birlikte belirleyelim. Bize ulaşın.